Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR



Güncelleme: 25. 12. 2006

EN BÜYÜK HEDİYE

Bir gün, lisede iken, sınıfımdan bir oğlana rastladım eve dönerken. Kayl idi ismi. Okuldaki bütün kitaplarını sırtlamışa benziyordu. Kendi kendime, "Neden biri okuldaki kitaplarını eve getirsin Cuma akşamı, gerçekten hafiz olmalı bu oğlan" diye düşündüm. Benim hafta sonum planlanmıştı bile: Partiler ve futbol, arkadaşlarımla yarın öğleden sonra... Omuzlarımı silktim ve yoluma devam ettim.

O sırada bir grup haylazın ona doğru koştuklarını gördüm. Onu itelediler, bütün kitapları etrafa saçılırken çelmeleriyle oğlanı çamurun içine düşürdüler. Gözlükleri uçup oğlandan üç metre öteye çimene savrulmuştu. Kayl başını kaldırdı, gözlerinde derin bir acı gördüm. Kalbim burkuldu oğlancık için. Ona doğru yönümü değiştirdim, gözlüklerini bulmak için emeklerken gözündeki bir damla yaşı gördüm...

Gözlüklerini ona verirken "Serseri herifler" dedim. "Başka yapacak isleri yok sanki." Bana baktı ve "Teşekkür ederim" dedi. Kocaman bir gülümseme belirdi suratında. Gerçekten minnetkarlık ifade eden bir gülümseme idi. Kitaplarını toparlamasına da yardım ettim ve nerede oturduğunu sordum. Tesadüf ya, bize yakın oturuyormuş. Neden daha önce gözüme çarpmadın diye sordum. Daha önce özel okula gittiğini söyledi. Özel okula giden bir arkadaşım yoktu hiç.

Beraber eve yollandık ve kitaplarının bir kısmını ben taşıdım. Arkadaş olunacak birine benziyordu.
"Arkadaşlarımla beraber futbol oynamak ister misin", dedim. "Evet" dedi.
Hafta sonunu beraber geçirdik, biraz daha tanıdım Kayl'ı, biraz daha ilgilendim ve arkadaşlarım da ondan hoşlandılar.

Pazartesi sabahı Kayl bütün kitaplarıyla okula dönüyordu. Durdurdum ve "Bu kitapları her gün taşımakla güzel pazu yapacaksın", dedim. Güldü ve kitaplarının yarısını bana uzattı.

Ondan sonraki dört sene içinde Kayl ile çok iyi arkadaş olduk. Okulun son yılında koleje gitmeyi düşünmeye başladık. Kayl Georgetown kolejine karar verdi, ben de Duke kolejine gidecektim.

Arkadaşlığımızın süreceğinden emindim ve aramızdaki kilometrelerin bunu etkileyeceğini sanmıyordum. O doktor olacaktı, ben de futbol bursuyla iktisat okuyacaktım. Kayl sınıf birincisiydi. Her zaman onun hafızlığıyla gırgır geçiyordum. Sınıf birincisi olduğu için mezuniyet töreninde onun konuşma yapması gerekiyordu. Çok memnundum ortaya çıkıp da konuşma yapmak bana düşmediği için.

Mezuniyet günü Kayl'i gördüm. Çok yakışıklıydı kerata. Lise boyunca olumlu gelişen ve benliğini bulanlardandı Kayl. Gerçekten olgunlaştı, pazuları da gelişti ve gözlükler yakıştı da oğlana. Bütün kızlar seviyordu onu ve benden çok kız arkadaşı vardı. Bazen kıskanırdım onu doğrusu. Bugün de o günlerden biriydi. Heyecanlı olduğunu sezdim yapacağı konuşma dolayısiyle. Sırtına yapıştırdım bir tane ve "Aslanım, becereceksin, korkma" dedim. Bana o minnetar bakışıyla baktı ve gülümsedi. "Teşekkürler" dedi. Boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.

"Mezuniyet, buraya kadar gelmemize yardım edenlere teşekkür etme zamanıdır. Anneniz, babanız, öğretmenleriniz, kardeşleriniz, belki antrenörleriniz... Fakat en çok arkadaşlarınız... Birisiyle arkadaş olmak o kişiye verebileceğiniz en büyük hediyedir. Sizlere bir hikaye anlatacağım şimdi..."

Arkadaşıma inanılmaz bir ifade ile baktım, o, kalabalığa bizim ilk tanıştığımız günü anlatırken. Tanıştığımız gün, o hafta sonu intihar etmeyi planlamış meğerse. Annesi sonradan okula gidip acı içinde onun dolabını boşaltmak zorunda kalmasın diye, meğer o gün Kayl okuldaki dolabını tamamen boşaltmış ve eve taşıyormuş. Bana derinden baktı ve gülümsedi.

"Şanslı biri olarak, kurtarıldım intihar etmekten. Arkadaşım kurtardı beni bu faciadan."

Topluluk mırıldanmaya başladı arkadaşımın hayatının en zor zamanını anlatmasına. Annesi ve babasının bana baktıklarını ve minnet dolu gülümsemelerini gördüm. O ana kadar durumun bu kadar önemli olduğunu anlamamıştım.


Hareketlerinizin neticesini hiçbir zaman küçümseyip boşvermeyin. Küçük bir müdahele, diğerinin hayatını tamamen değiştirebilir.
Her zaman karşılık beklemeden iyilik yapın.

Arkadaşlar melekler gibidir, bizi ayağa kaldırırlar kanatlarımız uçmayı unutunca.

Ne başlangıç ne de son vardır.
Dün tarihtir.
Yarın bulmaca.
Bugün hediyedir.

 

Kaynak: Internet

 



Diğer yazılar için tıklayın


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla