Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR



Güncelleme: 06.07.2001

Umut, Yener


Solgun yüzü her geçen gün biraz daha soluyor, sanki hayat omuzlarına her geçen gün biraz daha yükleniyordu.

Yaşamdan bıkmıştı, gözleri yılgın bakıyordu, ışıl ışıl olması gereken o gözler sönük ve bitikti sanki... Umut her gün ölümü biraz daha yaklaşmış olarak, daha 21'inde ölümü ensesinde hissediyordu, Umut ölüyordu...

Aldığı o kemoterapi denen ilet, O'nu daha ölmeden öldürüyordu. İlaç sonrası çektiği acıyı bir tek o biliyordu... Umut ölüyordu...

Bir seferinde 'ölmek istemiyorum' demişti doktoruna. 'basket takımında idim, yeni bir klüpten transfer teklifi gelmişti, sonra gitar çalıyorum, -daha çalmasını öğrenmek istediğim çok parça var-, ben bir psikolog olacağım sonra, bunları 6 aya nasıl sığdırırım, söyler misiniz bana?' diye bağırdı Umut.

Sitemi sadece kaderineydi, koskoca doktorun gözleri doldu, Umut ölüyordu...

Kendini çok kötü hissettiği bir gün ailesi, O'nu gene apar topar hastaneye kaldırdı. Acil kan gerekiyordu, aileden kimsenin kanı uymadığı için, kan anonsla arandı.

Yener o sırada hastanede yatan bir arkadaşını ziyaret etmekte idi. 'Bu kan benim kanınla aynı' dedi Arkadaşına... Kan vermek için aşağı kata koştu 'Kan vereceğim' dedi, 'Anons için geldim.'

Yener ve Umut bu vesile ile tanıştılar. O gün Yener kan verdiği hastayı ziyaret etmek istemişti... Nereden bilecekti ki? O gün tanışacağı bu kişinin, hayatının sonuna kadar, Onun en iyi dostu olacağını.

Geçmiş olsun' dedi Yener Umut 'a.. Umut 'Bana kan vermişsiniz, sağolun, ama zahmet olmuş' dedi. 'Uğraşıp durmayın! Nasılsa ben yakında ölüp gideceğim, ha bir gün önce, ha bir gün sonra? Ne fark eder, değil mi?'' Yüzünde ki açıkça okunan hüzünü, umursamaz tavırlara bırakmak istiyordu Umut, ama pek başarılı olamıyordu..

Yener elindeki gitarı yatağın kenarına bıraktı. Umut o zaman gitarı fark etti... Demek gitar çalıyordu... Umut ta çalıyordu, ama şu illet hastalığa yakalandığı son 9 aydır, eline gitarı almamıştı..

'Sen daha yaşarken pes etmişsin, dostum' diye başladı söze Yener. 'Bak hayat savaş demektir, kimi ekmek parası için savaşır, kimi bir parça toprak için, sen yaşamak için savaşmazsan, bu hastalık seni, sen ölmeden gömer, unutma !!' diye bitirdi sözünü.

Umut savaşmaktan yorulmuştu, artık şu ölüm gelse de alsaydı onu, herkesin ona acıyarak bakmasından bıkmıştı. Aldığı ilaçlara bağımlı yaşamaktan nefret ediyordu... Hayattan buz gibi soğumuştu... Sanki boş bir mezar bulsa orada ölümü bekleyecekti, o denli bitmişti.

Yener bunları düşündü... Umut' u çok iyi anlıyordu. Çünkü 2.5 yıl önce kaybettiği kız arkadaşı, canı, kelebeği de aynı Umut gibi gözleri önünde daha ölmeden , ölüp gitmişti. Yener ona yardım edememişti, hem onsuz geçecek yıllarını düşünüp kendine acımaktan buna vakit bulamamış, hem de Ayşegül'ün, -kelebeğinin- bu hislerini tam olarak anlayamamıştı... Çünkü Ayşegül ile Yener' in de bir parçası ölüyordu... Yener kelebeğini kaybediyordu. Ayşegül'üne yardım edememişti Yener, ama Umut'a edecekti...O gün buna karar verdi... Çünkü Umut'un gözlerindeki o sönmüş ışık tanıdıktı... Ayşegül'ünkilerle aynıydı.

'Ben de gitar çalıyorum' dedi Umut... 'Ama artık, pek zamanım olmuyor... Çünkü hayatım yatakta geçiyor.'

Yener gitarını aldı, 'Şimdi gidiyorum, annenlere söyle gitarını getirsinler, yarın uğradığımda bir konser veririz.... Ne dersin?' dedi. Umut gülümsedi... Bu çocuğu, sevmeye mi başlamıştı ne?

Gitarı ellerine aldılar. Yener öyle neşeli parçalar çalıyordu ki, Umut'un yüzü uzun zamandır böyle gülmemişti. Ne tesadüftü ki ikisi de aynı yaşta idi. Yener milli bir voleybolcu idi, Umut ise bir basketçi. İkisi de gitar çalıyordu, ama Umut ölüyordu.

Bu düşünceyi bir türlü aklından çıkaramıyordu Umut. Gülümsemesi yüzünde dondu kaldı. Yener, Umut'un yüzünde yeni yeni parlayan ışığın yine sönüp gittiğini fark etti.. 'Ne zaman çıkıyorsun hastaneden ?' diye sordu. 'Yarın,'dedi Umut. 'Yazlık evimize gideceğiz...' Sonra tekrar yüzünü gülümseme sardı. 'Sen de gelsene!!!''

Umutların evi denize bakan güzel bir villa idi. Kayalıklar arasındaki ev, kuşbakışı tüm körfezi görüyordu... Yener, 'Hadi yüzmeye' dedi... Umut 'Ama ben çok halsizim' dedi. Yener, 'Evde oturmaya devam edersen daha da halsizleşeceksin!' dedi. 'Haklısın' dedi Umut..

Kayalara ulaştıklarında en yüksek kayanın uçunda durdu Yener. 'Sence burası kaç metredir?' dedi. 'Bence 3-4 metre var ve su sığ'' dedi Umut. Yener ' Ben buradan atlayacağım' dedi. 'Saçmalama!' dedi Umut. 'Çok tehlikeli...'

Yener kayaların uçuna gitti, bir iki dakika durdu ve hiç tereddüt etmeden atladı..

Umut'un rengi atmıştı. Kayanın uçuna koştu. Bir iki dakika soluk alamadı ve Yener'in su yüzüne çıkıp ona el salladığını görünce, bulunduğu yere çömeldi ve ellerini başını arasına alıp öylece kaldı... Yener kıyıya çıkmış gülerek geliyordu. Umut'a yaklaştı.. 'Nasıl atlayıştı ama?' diye sordu gülerek.

Umut cevap vermedi . Yener 'Umut?' dedi... Umut başını kaldırdı, ağlıyordu. Bağırmaya başladı... 'Sen delirdin mi? Ölebilirdin...' Yener, Umut'a baktı önce, sonra elindeki havluyu yere atıp üzerine, Umut'un yanına oturdu... 'Gördünüz mü Umut Bey, insanın gözlerinin önünde bir sevdiğinin ölüme gitmesi ne kadar zormuş? Tamam, sen kendini düşünmüyorsun, pekiyi anneni de mi de düşünmüyorsun? Dostun Yener i de mi düşünmüyorsun? Varını yoğunu sana harcamaya hazır babanı da mı düşünmüyorsun? Gördün mü sevdiğinin eridiğini görmek ne zormuş? Sen ölmeden gömülmeyi seçmişsin, ölümden korkma demiyorum... Ben de atlamadan önce bir iki saniye korktum, ama korkunun ilacı üzerine gitmektir... Savaş bu korku ile, üzerine git, daha savaşa başlamadan yenilgiyi kabul ediyorsun... Üzülme, bana bir şey olmazdı.' dedi Yener ve şaka ile ekledi: 'Yener, ölümü bile yener...' Sonra son derece ciddi şöyle dedi: 'Ve Yener ile Umut bu hastalığı da yenecek ... Söz veriyor musun?''

Ağlamayı kesmişti Umut, Yener'in söylediklerini dikkatle dinliyordu...

Yener bugüne kadar hiç düşünmediği bir şeyi anlamasına yardım etmişti, kendisini sevenler de çok acı çekiyordu. Kendisi ve sevenleri için yaşamalıydı.

Yener ayağa kalktı, Umut'a elini uzattı... Kenetlenen bu eller bir illeti, kanseri yenecekti...

O yıl yapılan ilik nakli ile Umut hayata döndü, ama asıl Umut'un hayata dönüş gününü sadece Yener ve Umut biliyordu. Sıcak bir yaz gününde, kayaların üzerinde, Umut tekrar doğmuştu.

Umut ve Yener dostluğu her yıl çığ gibi büyüyerek gelişti...

Ta ki, geçen sene, Yener bir trafik kazasında, son nefesini verene dek..

43 yaşındaki Umut, Yener'in yokluğuna alışmanın ne zor olduğu bilerek, ama sevdikleri için hayatın acılarına katlanarak bir yılı doldurmuştu. Yazlık evlerinin balkonun da, yıllar önce hayata yeniden doğduğu kayalara baktı..

Ve seslendi 'Yener!' Küçük çocuk koşarak geldi: 'Evet, baba...' 'Gitar çalmayı öğrenmek istiyordun, değil mi?' Çocuk sevinçle bağırdı 'Evettttttttt' 'Koş o zaman, yatağımın baş uçunda asılı olan Yener Amca'nın gitarını getir, o gitar bu günden sonra, senin gitarın olacak.' dedi...

Gerçek bir dostla kanser bile yenilebilir...
Gerçek bir dostunuz var ise, hayata her an yeniden doğabilirsiniz..
Dostlarınızla, dostça kalın...




Diğer yazılar için tıklayın


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla