Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR



Güncelleme: 13.07.2001

Gülümse

Düşman tarafından tutsak alınmıştım.
Bulunduğum hücre kapkaranlıktı. Gösterilen kötü muamele ve kötü bakışlardan ertesi gün idam edileceğimi anlamıştım.

Evet öldürüleceğimden kesinlikle emindim artık... Bu durum beni aşırı derecede asabî yaptı, çıldıracak gibi idim.

Gözlerinden kaçan bir sigara bulabilirim amacıyla ceplerimi karıştırıyordum... Bir tane bulmuştum sonunda.

Ama hiç kibritim yoktu; hepsini almışlardı.

Hücredeki parmaklıkların arasından gardiyana baktım.
Benimle göz göze gelmemeye çalışıyordu.
Tabii... Ne de olsa hiç kimse bir cesetle göz göze gelmek istemezdi.

Aniden ona "Ateşiniz var mı?" diye seslendim.
Bana baktı, yerinden kalktı ve sigaramı yakmak için yaklaştı. Yaklaştı, sigaramı yaktı ve o anda göz göze geldik.

Ona gülümsedim...


Bunu neden yaptığımı bilmiyorum. Belki sinirden, belki de biriyle bu denli yaklaşınca gülümsemeden durmak zor olduğundan.

İşte, her ne ise ve ne sebeple ise, ona gülümsedim.

O anda sanki iki yürek, iki insan ruhu arasındaki boşluk doluverdi.

Sigaramı yaktı ve yanımda kaldı.
Gözlerime baktı ve gülümsemeye devam etti.
Ben de ona gülümsemeye devam ettim.
Şimdi onun gardiyan değil de bir insan olduğunu düşünüyordum.
Artık onun bana bakışlarında da bir başka boyut vardı...

Aniden bana "Çocukların var mı?" diye sordu.
"Evet. İşte buradalar."
Cüzdanımdan titreyen ellerimle resimlerini çıkarmaya çalıştım.

O da bana kendi ailesinin resimlerini gösterdi ve gelecekle ilgili planlarından ve amaçlarından söz etmeye başladı.
G
özlerim yaş içinde kalmıştı.
Ailemi bir daha hiç göremeyeceğimi düşünerek korkuya kapıldığımı; çocuklarımın büyüdüklerini görememe düşüncesinin beni deliye çevirdiğini söyledim.

Onun da gözleri yaşlarla dolmuştu artık. Susmuştuk.

İşte tam o anda bir tek kelime bile etmeden hücrenin kapısını açtı ve beni serbest bıraktı.

Önce hapishaneden sonra da arka patikalardan kasabanın dışına kaçmama yardımcı oldu.

Sonra da bir kelime bile konuşmadan arkasını döndü ve oradan uzaklaştı.

Hayatım bir tek gülücükle kurtulmuştu...




Diğer yazılar için tıklayın


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla