Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR



Güncelleme: 21. 02. 2002

Hayatı Bağışlamak

Bıçağı hayvanın boğazına dayadı. Bunu daha önce de yapmıştı ama bu sefer ellerinin titrediğini hissetti. İlk defa bir hayvanı yemeklik et olarak değil, bir canlı, hatta bir tanıdık gibi görüyordu. Bıçağı bıraktı, kuvvetini toplamak için oturdu.

Çocuğu sapsarı olmuş, üzüntüden sanki yaşlanmış yüzü aklına geldi. Bir de düşmanı gibi bakmıştı akşam babasına. Tabii, kesilecek hayvanı günlerce evde beslersen böyle olurdu: Çocuk, kuzuya Yumak adını vermiş, onu sevmiş, oynamış, gece gündüz ondan söz eder olmuştu. "Çocuktur, unutur" dedi. Sonra, yemek için et lazım diye düşündü. Aslında kuru fasülye, pilav da aynı işi görürdü ya, adet böyleydi.

Taşın üzerine oturdu, bir sigara yakmayı düşündü.

Yumak hâlâ yerde bağlı yatıyordu.
"Hayvanı daha fazla bekletmeyeyim" dedi.
"Bu işi yapamazsam konu komşuya,çoluk çocuğa rezil olurum."
Serde erkeklik de vardı.
Biraz daha kararlı bir hareketle bıçağı kaldırdı.

Yumak sabah ayazında, soğuk taşın üzerinde tir tir titriyordu, eli varmadı. Ama etraf ne diyecekti?

"Hastalıklıydı derim" diye düşündü.
"Hasta hayvanın eti yenmez zaten..."
Birden adamın belleğinde, yıllar öncesinden kalmış, derinlere gömülmüş sözler canlandı:
"HAYATI BAĞIŞLAMAK"

Çok küçük bir çocukken babası onu camiye götürmüş, yaşlı imam vaazında böyle bir şey söylemişti.

Ne demişti tam olarak?
"Hayatı bağışlamak daha büyük sevaptır" ya da "En büyük sevaptır" gibi bir sözdü. O zaman anlayamadığı bu sözler şimdi bütün berraklığıyla kafasında canlanıyor, anlam kazanıyordu.

Aklından düşünceler hızla geçmeye başladı: Her gün binlerce, milyonlarca hayvan kesiliyordu. Bir fazla, bir eksik ne çıkardı?
Yufka yürekli diye mahallede alay konusu olacaktı.

"Ya hayatı bağışlamak?"

Kalktı, hayvanın gözündeki ve ayaklarındaki bağları çözdü, toparlansın diye sırtını okşadı, ovaladı. Huzurlu, hafiflemiş adımlarla eve döndü.

Karısı "Tamam mı?" diye sordu.
Adam, kendinden emin, biraz da bilgiç bir tavırla:
"Hayatı bağışlamak daha büyük sevaptır" dedi.

Sonra yüzünde muzipçe bir gülümseyişle çocuğunun odasına yöneldi...


Kaynağı bilinmiyor.





Diğer yazılar için tıklayın


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla