minidev
L.G.B.T.T YAZILARI
RTÜK’ün Düdüğü-Önal Demirci

Önal Demirci
 
Küçüklüğümde fırsat buldukça Huysuz Virjin’in televizyon için yaptığı şov programlarını bazı belden aşağı esprileri anlayamasam da seyrederdim. O zamanlar babam hafifçe ağzının içinde söylenir ama televizyonu kapattırmazdı. Ailece seyredemiyorduk belki ama bunun da pek bir önemi yoktu. Sonra babamın yerini RTÜK aldı; ilk önce Huysuz’un programındaki esprilere, kelimelere takılıp kanalları kapattı, sonra programı hepimizin bildiği “bip”lerle doldurdu. Huysuz Virjin ise Huysuz olmanın enerjisi ve kıvraklığıyla bol bol dalga geçti bu uygulamalarla, kendi kendini “bip”ledi, “vizi-gotlar”, “ostro-got-lar” keşfetti, bedeniyle, yüzüyle, gözleriyle daha bir konuşur oldu. Şunu da gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki Huysuz Virjin’i televizyon ekranında yeniden şekillendiren ve renkli hale getiren tam da kimin değerlerini temsil ettiğini anlamakta zorluk çektiğimiz RTÜK’le çekişmeleri oldu.
 
Bugünlerde ise çok farklı bir gelişme yaşanıyor, RTÜK Huysuz Virjin’inin bir televizyon yarışmasında sunuculuk yapmasına razı gelmiyor ve bunun üzerine Huysuz Virjin Seyfi Dursunoğlu kılığına giriyor ve şovuna devam ediyor. Aslında Seyfi Dursunoğlu “drag king” olmaktan öteye gitmiyor ve RTÜK’ün kontrol altında tutmak istediği cinsiyet kalıpları daha derinden sarsılıyor. Seyfi Dursunoğlu fena halde Huysuz Virjin’in erkek kılığına girmiş hali gibi konuşuyor, espri yapıyor ve insanlara takılıyor. Erkeklere takılan bir erkekse daha homoerotik olabiliyor. “Drag queen”lerin, zennelerin toplumsal cinsiyeti bir performans olarak gösterebilmeleri cinsiyet rollerine sımsıkı sarılmışlığımızı sarsar, Seyfi Dursunoğlu’nun Huysuz’u yıllarca yaşattıktan sonra bir daha Seyfi olarak sahneye çıkması ve artık aynı Seyfi Dursunoğlu olamaması, RTÜK’ün gözünden kaçtığı üzere, cinsiyet rollerini kanıksamamızda daha bir “tehlikeli” olabilir.
 
Türkiye’de cinsiyet ve/veya performans üzerine çalışanların mutlaka kapsamlı araştırmalar yapabileceği bir drag queen Huysuz Virjin, çok malzeme sunuyor. Yıllarca onu sevmediğini söyleyenleri bile güldürebilen, konuşmadığımızı sandığımız ama en çok da ondan konuştuğumuz cinselliğimize nişan alan, hakaret niyetine kullandığı “homo-sek-süel”, “dönme suratlı” gibi lafları bile toplumsal önyargıları güçlendirmekten çok gülünçleştiren biri Huysuz.
 
Belli ki Huysuz’u ekranlarda görmek isteyen ve seyrettiği reklamlarla o programın parasını veren seyircilerin değil, RTÜK’ün düdüğü ötecek, ama RTÜK’ün gözden kaçırdığı Huysuz’un erkek kılığında da “toplumsal ahlakı” bozmaya devam edebilecek kadar deneyimli ve güçlü olabileceğidir.
 Önal Demirci
 
 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!