minidev
AB YOLUNDA
BM’nin İnsanî Gelişme Raporu -Cengiz Aktar

Cengiz Aktar
 
                                           
1990’dan bu yana her yıl bu zamanlar olduğu gibi Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü (UNDP) İnsanî Gelişme Raporu’nu açıkladı.
 
Kemal Derviş’in başında olduğu kuruluşun bu yılki raporunun teması iklim değişikliğiyle mücadele. Raporda bir diğer BM girişimi olan ‘Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ (IPCC) bulguları ışığında geliştirilen kalkınma senaryolarına yer verilmiş. İklim değişikliğinin ekonomik kalkınma ile birebir ilgisi var. Raporun direktörü Kevin Watkins, ‘Gelişmekte olan dünyadaki insanlar, Kuzey Amerika'daki kadar karbon salımında bulunsalardı, sonuçlarına katlanmak için dokuz gezegenin atmosferine ihtiyaç duyardık’ derken dünyanın sonsuz olmadığına ve dolaylı olarak Batı usulü kalkınmanın sınırlarına işaret ediyor.
 
Elbette hükümetlerarası bir kuruluş olan BM’nin 18. yüzyıldan bu yana hâkim olan kalkınma ideolojisine karşı radikal önerilerde bulunması mümkün değil. Ama hâkim görüş yavaş da olsa değişiyor. Carî ve baskın üretim ve tüketim paradigmasının dünyanın bekası için baştan aşağıya değişmesi gerekliliği artık daha sık telaffuz ediliyor. Bizde ise sanki 19. yüzyıl ortasındaymışız gibi vurdumduymaz ve cahilâne bir yaklaşım sözkonusu. Hangi yetkili ağzını açsa, yeni yollar, yeni barajlar, yeni kömür yakan santrallerden söz ediyor.
 
İklim değişikliği gelişmekte olan ülkeler üzerinde diğerlerinden daha etkili olacak. Raporda bugünkü gidişat ‘tüm insanlığa karşı bir tehdit oluşturuyorsa da en ağır bedeli ödeyecek olanlar, bugünkü ekolojik borçta hiçbir suçu bulunmayan yoksullar olacaktır’ deniliyor.
 
Raporda ayrıca iklim değişikliğiyle mücadelenin maliyetinin 2006’da yapılan 1.2 trilyon dolarlık askerî harcamaların üçte ikisinden daha az olacağı belirtiliyor. Doğru reformlarla, sera gazı salımlarını, ekonomik büyümeyi feda etmeden sürdürülebilir düzeylerde azaltmak için çok geç kalınmadığı iddia ediliyor. Ancak başta ABD olmak üzere hükümetlerin bu konudaki irade eksikliği bilinirken bu reformlardan medet ummak pek akılcı değil.
 
İnsanî gelişmede yine nal topluyoruz
 
Türkiye’ye gelince, bu yılki sıralamada geçen yıla oranla sekiz basamak yükselerek 92. sıradan 84. sıraya gelmişiz. Ancak istatistiksel bir düzeltme sonucunda geçen yıl 83. sırada olmalıymışız. Dolayısıyla sevinilecek bir durum yok. Nitekim önümüz ve arkamızdaki ülkelere bakınca durum ortaya çıkıyor.
 
Bir defa AB üyesi olan ülkelerin tümü bizim bulunduğumuz ‘orta gelişme düzeyi’ grubunun üstündeki ‘yüksek gelişme düzeyi’ grubunda. Bizimle birlikte müzakerelere başlayan Hırvatistan (47. sıra) ve müstakbel adaylar Arnavutluk, Bosna Hersek ve Makedonya da bu grupta. Benzeyip benzemediğimizi tartıştığımız Malezya da bu grupta, 63. sırada. Şimdi birileri kalkıp bunun haksızlık olduğunu söyleyecek ama gelişme sadece İstanbul ve Anadolu kaplanlarının ekonomik performansına indirgenebilecek bir mesele değil.
 
Nitekim Türkiye pekçok zengin Arap ülkesinin içinde bulunduğu çarpık konumda. Millî gelir ile okuma-yazma, okullaşma, kızların eğitimi, kadınların aktif hayata katılımı arasında uçurumlar var. Eh  15-19 yaş arasındaki gençkızların %44.3’ünün, oğlanların da % 22.6'sının okula gitmediği ya da herhangi bir yerde çalışmadığı bir ülke olunca sonuç da böyle oluyor. Keza gelir dağılımdaki eşitsizlikte AB ülkeleri değil eşitsizlik şampiyonları ABD, Brezilya gibi ülkelere benziyoruz. Yani ‘dünyanın 17. ekonomisi’ diye böbürlenmek yetmiyor. AB üyeliğimize atıp tutan kabadayılara duyurulur.
 
Bizim grupta tanıdıklardan Azerbaycan, Cezayir, Gürcistan, Ermenistan, Lübnan, Ürdün ve Tunus var. Raporda da zaten Türkiye Lübnan ve Ürdün’le karşılaştırılıyor. Bu üç ülkedeki değerler 1990 ile 2005 arasında artışta. Ama Türkiye diğer iki ülkeye göre biraz daha iyi bir performans göstermiş. Ne başarı!
 
Rapordaki Türkiye ile ilgili en çarpıcı veri olan GEM (Gender Empowerment Measure) yani Kadın Yetki Ölçümü sıralamasıyla bitirelim. GEM, kadın vekil, yüksek dereceli bürokrat, tepe yönetici sayılarıyla elde ediliyor. Parlamento’da kadın milletvekili oranı % 8.7, çalışma yaşamına katılan kadın oranının % 24 olduğu memleketimiz GEM sıralamasındaki 93 ülke arasında sondan üçüncü! 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)


AB YOLUNDA
(Arşiv Linkleri)


AB YOLUNDA

AB EDİTÖRÜNDEN

AB MÜKTESEBATI

LİNKLER

AVRUPA KOMİSYONU ANKARA TEMSİLCİLİĞİ

AB'NİN FAALİYETLERİ

AB-ARŞİV


BU SAYFAYI TAVSİYE ET!