minidev
DİKKAT ÇEKENLER
Bayrak kanunu tez elden değiştirilmeli-Cengiz Aktar

Cengiz Aktar
 
                                          
Muhtemelen kurtuluş savaşı günlerinden bu yana bayrak kullanımı bu boyutlara varmamıştı. Bayrak asmanın koruyucu bir işlevi olduğu aşikâr. Konu komşu dahil, envai çeşit düşman ve tehlike algılamasına karşı verilen sessiz bir mesaj. Gayrimüslimlerin ibadethanelerine asılan bayraklar bu korunma içgüdüsünün en acıklı örnekleri. 6-7 Eylül 1955 pogromunda bayrak asarak korunmaya çabalayan gayrimüslim yurttaşlarımız gibi. Bayrak asmadaki korunma refleksi ‘irtica ve şekâvet’e karşı her daim geçerli. Ama sadece bu tehlikelere karşı değil. Bayrak, varlığımızı tehdit ettiğini varsaydığımız herhangi birşey karşısında duyduğumuz derin özgüvensizliği telâfi etmenin en kısa yolu. Bu toprağın bizim olduğunu bayrak asmak da dahil hergün çeşitli biçimlerde tekrarlayarak rahatlama. Bu derin endişe bize mahsus değil. Ulusun kökünde belli bir etnisitenin olmadığı Fransa’da da bu böyle. Farkımız, oralarda ulus zorla da olsa kemâle ermiş.
 
Her ibadetin arkasında bir nebze günah çıkartma vardır. Mütemadiyen bayrak asmakta da böyle bir boyut yok mu acaba? Ya korunma ile günah çıkartmanın birarada olduğu durumlara ne demeli? Hrant Dink’in katilinin katl esnasında cebinde taşıdığı söylenen ve ‘vatanı kurtardıktan’ sonra güvenlik güçleriyle önünde poz verilen bayraktaki gibi.
 
Tüzük her eve lâzım
 
Yalnız bu tozpembe veya kankırmızı dünyada bir sorun var. Bütün bu duygu seli, bu milliyetçilik patlamasında kullanılan bayrakların hatırı sayılır bir bölümü gayrinizamî. Mesela dağlara taşlara şekli yapılan bayraklar için 2893 sayılı kanunun ‘bayrak oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya bayrağın şekli yapılamaz’ maddesi sıkıntılı. Keza dükkan kepenklerine kadar her tarafa şekledilen bayraklardaki yıldızların, tüzüğün 4G bendinde belirtildiği gibi ‘çapı bayrak eninin dörtte birine eşit olan ve beş eşit parçaya bölündüğü farzedilen bir çemberin bölüşme noktaları birer atlanarak meydana getirildiği, yıldızın uçlarından biri, bayrak ekseniyle ayın iki ucundan geçtiği farzedilen çizginin kesiştikleri nokta üzerinde olduğu, bu noktaya iç çemberin ekseni kestiği nokta arasındaki uzaklık, bayrak eninin üçte birine eşit’ olduğu söylenebilir mi?
 
Liseli oğlanların Büyükanıt’a hediye ettikleri bayrakta kullandığı kankırmızı ne derece nizamî? Ya belediyenin kuyruklu bayrakları? Esasen bayrakla ilgilenen herkesin Türk Bayrağı Tüzüğü’nü incelemesi lâzım.
 
Tüzük daha neler diyor neler. 6. madde: ‘Bayrak, ağaç veya madenden yapılmış yuvarlak bir direğe çekilir’. İstanbul’a dikilen köşeli direkler gayrinizamî!
 
Sürekli bayrak çekilecek yerler ise 9. maddede belirlenmiş: Devletin üst kurumları ile polis, jandarma, hudud, gümrük, askerî birlik ve karargâhlar, eğitim ve öğretim kurumları, köy ve mahalle muhtarlıkları, tüm kamu kurum ve kuruluşları. Taksim Meydanı yok! 
 
19. maddede belirlenen bayrak çekilecek vasıtalar da gayet sınırlı: ‘Cumhurbaşkanının, valilerin, büyükelçilerin binek taşıtlarına, tepesinde ay yıldız bulunan kromajlı küçük direklere bayrak çekilir. Kaymakamların binek taşıtlarına, millî ve resmî bayram günlerinde ve hudut görüşmelerinde bayrak çekilir. Cumhurbaşkanının bulunduğu kortejde, sıfatı ne olursa olsun, kimsenin binek taşıtına bayrak veya fors çekilemez.’
Arkacamları bayraklı polis arabaları, at arabaları da dahil envaî çeşit sivil nakliye aracı ve taksiler, görüldüğü gibi bu tanımın dışında. Nitekim 25. madde bayrak çekilmeyecek ve konulmayacak yerler arasında 19. maddede belirtilen arabalar dışındaki tüm kara taşıtlarını sayıyor. 
 
Ancak carî durum gözönüne alındığında kanunu evvel emirde değiştirip her boy ve şekil bayrağı artık herkesin, her gün ve her yere asmasının önü açılmalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!