minidev
DİKKAT ÇEKENLER
Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni
 
Taraf Gazetesine "Aktütün" Davası
Aktütün Karakolu’na düzenlenen saldırıyla ilgili yaptığı haberlerde “Orduya ait gizli bilgileri” yayımladığı iddia edilen Taraf Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Adnan Demir hakkında 5 yıla kadar hapis istemiyle (Türk Ceza Yasası) TCK’nın 336. maddesi uyarınca “gizli bilgileri açıklama” suçu nedeniyle dava açıldı. Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen’in hazırladığı iddianamede, 4 Ekim 2008 tarihinde, Aktütün Karakolu’nda meydana
gelen saldırıdan sonra Taraf gazetesinin 14, 15, 16, 17, 18, 26 ve 28 Ekim 2008 tarihli sayılarındaki haberlerinde Aktütün saldırısına ilişkin “gizli” bilgilere yer verildiği ifade edildi.
 
Kürt Şair Hamid Dilbihar Tahliye Edildi
 
Batman'da 10 Eylül'de "Anadilde eğitim istiyorum" sloganıyla düzenlenen mitingde Kürtçe olarak yaptığı konuşmada "Örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklanan Van Barış Meclisi üyesi Hamid Dilbihar'ın ilk duruşması Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Okunan metinlerde kitle karşısında yazıların hukuki boyutunu araştıramayacağını ve bundan dolayı açılan davanın yersiz olduğunu belirten Dilbihar, tahliyesini istedi.
 
Dilhabar'a 3713 sayılı (Terörle Mücadele Yasası) TMY'nin 7/2. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, cezayı 1 yıl 8 aya indirdi; sanığın tutuklu kaldığı süreyi de göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.
 
Momeste Hamid Dilbaharın, Van’da Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere PTT’ye teslim edilen 15 bin dilekçe eyleminde, Özgür Yurttaş Inisiyatifi adına okuduğu basın metninde 7 kez “Sayın Öcalan” deniyordu.
 
Taş atan çocuğun babasına ‘cezaevine giriş yasağı’  
Diyarbakır’da geçtiğimiz Temmuz ayında yapılan basın açıklamasının ardından polise taş attığı iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 37 yıl hapis cezası istenen 16 yaşındaki Hebun Hakan’ın babasıyla görüşmesi yasaklandı.Yaklaşık 7 aydır cezaevinde bulunan Hakan'a görüş gününde ailesine zafer işareti yaptığı gerekçesiyle bir yıl görüş yasağı verilmişti. Bu yasağa itiraz ederek gardiyanlarla tartışan babaya da, cezaevi idaresi, cezaevine giriş yasağı verdi.
 
TRT Şeş'ten RTÜK'e Kürtçe Darbesi!
TRT 6 (Şeş) televizyonunda 1 Ocak'ta başlayan gün boyu Kürtçe yayın, 23 Mart 2006 tarihinde çeşitli yerel ve bölgesel medya kuruluşlarının başlattığı anadilde yayın standartlarını aştı.
TRT Şeş Kürtçe yayınını, Diyarbakır'dan yayın yapan Gün TV'nin aksine, Türkçe altyazısız, çocuklara yönelik ve tam gün yayın yapabiliyor.
Oysa Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) 25 Ocak 2004 tarihli "Türk Vatandaşlarının Günlük Yaşamlarında Geleneksel Olarak Kullandıkları Farklı Dil ve Lehçelerde Yapılacak Radyo ve Televizyon Yayınları Hakkında Yönetmeliği"ni iki yıl bekleyen 10 kadar yerel ve bölgesel medya kuruluşu, birçok kısıtlamayla karşılaştılar.
Altyazı ve çeviri zorunluluğundan TRT muaf
Buna göre, radyolar ancak günde bir saat haftada beş saat, televizyonlar da günde 45 dakika, haftada dört saat anadilde yayın yapabilecek; televizyonlar yayına alt yazılı olarak, radyolar da yayın sonrası Türkçe çevirisini yayımlayacaklar.
Örneğin, TRT Şeş'te yer verilen ve Yönetmen Şerif Gören'in "Yol", "Kurbağalar" ve "Amerikalı", Yılmaz Güney'in "Umut" filmlerinin de tanıtıldığı "Perda Spi" Programı'nda Türkçe altyazı yer almadı.
TRT Şeş'teki çocuk programı Gün TV'ye yasak
Bu yönetmelik, yerel medya kuruluşlarının, çocuklara ve anadilin öğretilmesine yönelik yayın yapmasını da yasaklıyordu. Ancak TRT Şeş'te "Korsane Reş" (Kara Korsan) çizgi filmi yer aldı.
Bu durumda, TRT Şeş'e diğer özel yayınlara göre daha geniş yetki verilmiş oldu. Özel yayınlara sağlanan hakların TRT'nin gerisinde kalmaması için RTÜK'ün "Anadil" Yönetmenliği'nin özel ve kamu yayını farkı gözetmeden hakları geniş tutacak şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) "Eşitlik ve Ayrımcılık Yasağı"na dair ilkesine göre, "Ulusal azınlık mensubu olanlar dahil herkes, ifade özgürlüğünden yararlanma, kimliklerini koruma ve geliştirme, medya yayıncılığından adil ve ayrım görmeksizin yararlanma hakkına sahiptir".
 
Tutukluların telefonda Kürtçe konuşma yasağı kaldırılıyor
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Kanunlar Genel Müdürlüğünden Kürtçe konuşmayı yasaklayan ilgili tüzüğün değiştirilerek, telefonla sadece Türkçe konuşulabileceğine yönelik ifadenin tüzükten çıkarılmasını istedi. Hazırlanacak yeni tüzükle Kürtçe konuşma hakkı tanınırken, Kürtçe telefon görüşmeleri kayıt altına alınarak sonradan denetlenmesi öngörülüyor.
 
Mevcut tüzüğe göre tutukluların cezaevlerinde Türkçe dışında bir dile aileleri ile iletişim kurmaları yasaktır. Yasak nedeniyle, onlarca tutuklu, yaptıkları görüşmelerde Kürtçe konuştukları için, aileleri ile görüşmelerine izin verilmemesi gibi çeşitli cezalarla karşı karşıya kalıyor. Söz konusu tüzük değişikliğinin cezaevinde aile ile görüşmeleri de içerip içermeyeceği bilinmiyor.
 
DTP’li Baydemir'in konuşmasına inceleme
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı (Demokratik Toplum Partisi) DTP'li Osman Baydemir'in, “Bu halkın dili ve kültürünü kabul edenler bir gün toprakların adını da kabullenecekler” sözlerine ilişkin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı inceleme başlattı.  Baydemir'in, “Bu halkın dilini, kültürünü ve kimliğini kabul etmeyenler, 20 yıldır verilen mücadele sonucu bunu kabul ettiler. Bu mücadele böyle devam ederse yakında bu toprakların da adını kabullenecekler” sözleri deşifre edilerek konuşma metni Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edildi. Savcılığın,
konuşma metninde suç unsuru bulması halinde Baydemir hakkında, “Ülke bütünlüğünü bozmak ve terör örgütü PKK’nın diliyle konuştuğu” iddiasıyla dava açabileceği belirtildi.
Aynı toplantıda Kürtçe konuşan Divan Başkanı ve seçim komisyonu üyesi Lütfü Dağ'ın yaptığı, “Biz sadece bir iki ili değil, bütün Kürdistan'da belediyeleri istiyoruz” sözleri ile toplantıda çalınan PKK'ya ait ‘Oramar' ve ‘Zap Direnişi' adlı şarkıları da inceleme kapsamına alındı.
Bu haftanın ifade özgürlüğü davaları:
Sanık                                          :  Eğitim-Bir-Sen üyesi 42 kişi
Mahkeme ve duruşma tarihi   :Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 15 Ocak 2009 Saat 09:35
Açıklama                                   : Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi, Aralık 2007´de Doğu ve Güneydoğu’daki şubelerin katıldığı bir Bölge İstişare Toplantısı düzenledi. Toplantının sonunda açıklanan bildirgede, ¨ilköğretim okullarında okutulan öğrenci andı yeniden gözden geçirilmeli, etnik farklılıklar ve evrensel değerler dikkate alınarak yeniden dizayn edilmeli, yerel dil ve lehçeler seçmeli olarak okutulmalı, ideolojik eğitimden demokratik eğitime geçilmeli, öğrencilere kılık kıyafet serbestisi getirilmeli, başörtüsü yasağı kaldırılmalı¨ denildi. Bunun üzerine Şanlıurfa Başsavcılığı, sendikaya üye 42 kişinin 2 yıla kadar hapsi istemiyle iddianame düzenledi.
 
 
NOT: Düşünce özgürlüğü davalarına ilişkin genel istatistik bilgilere http://www.antenna-tr.org/dunya/first_page_tr.asp adresinden ulaşabilirsiniz.
 
 
 
 
BU BÖLÜMÜN DİĞER YAZILARI

(Kasım 2007 öncesi)
 


(Kasım 2007 öncesi)



BU SAYFAYI TAVSİYE ET!